15 Nisan 2006

Knut Hamsun

Behçet Necatigil’in “Eserlerinin özüne mistik duygularla kuvvetlendirilmiş, içten tabiat sevgisini düşünmekle varılabilir dediği Hamsun romanlarının belki de bu özelliklerini en iyi yansıtanı Göçebe’dir.

Artık büyük şehirlerden bezmiş, iç sıkıntılarını kırlarda, ormanlarda, şehirden uzak yerlerde dağıtmaya çalışan, kayıp gençliği peşinde avare, orta yaşlı bir hülya adamıdır kahraman. Şehrin gürültü ve karmaşasından kaçarak tabiatın bağrında, yıldızların altında ruhuna sükun ve şifa aramaktadır

...

Benden başka birilerinin daha aynı tadı aldığını bilmek bana büyük bir mutluluk verecek...En son ''Dünya Nimeti'' ni okudum ve gerçekten bambaşka bir ''Knut Hamsun'' tadı aldım.Aslında hayatın ne kadar basit güdülerden oluştuğunu ama onu doğal halden çıkarıp nasılda karmakarışık hale getirdiğimizi , doymak bilmez yüzümüzü kısacası insan davranışlarının kökenini bir romana sığdırmış büyük yazar.
Hamsun Dünya Nimetinde insanın hırslarını anlatmak istemiş ve çok güzel başarmış...İlk başta romanın ana kahramanı sadece yaşamak istiyordu kendine dallardan bir kulübe yapmıştı hiç bir şeye sahip değildi...Ya karısına ne demeli onunla sadece tavşan dudağından dolayı güzel olmadığı için evlenmişti ama sonra kahramanımız bir kulübeden daha fazlasına sahip olabileceğini gördü, karısı ameliyat olup güzelleştikten sonra başka erkeklerin peşinden koştu...Kısacası insanoğlu doğası gereği hiç bir zaman az ile yetinmez ve hep daha fazlasını arar, arar, arar...Sonuç Göçebe romanında anlatılandır bir süre sonra insan her şeyin bir yalan olduğunu anlar ve kaçış başlar...

Hamsun okudukça hayata başka bir gözle bakıyor onun hiç görmediğiniz yüzlerini görüyorsunuz mesela zorda sıkıntıda olan bir insana ''''Açlık "" romanı önerilebilir, insanın o bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi daha güzel nasıl anlatılır ki !

Açlığı okuyupta etkilenmemek mümkün mü?Bir insanın iç dünyasını, yaşama savaşını,verdiği mücadeleden açlıkla yüzyüze kalmasına rağmen bir an bile vazgeçmeyişini ve en önemlisi onurunu bu kadar güzel anlatmayı başaran mucizevi bir yazarın en güzel eseri..Ya üç kitaptan oluşan ""Göçebe" sine ne demeli...İnsanların basit görünen hayatlarının aslında hiçte basit olmadığını , doğayı, yalnızlığı ve hayatı bu derece güzel anlatan bir kitap...Ya "Victoria" aşkı , aşkın önüne geçen dünyevi tutkuları ve onların verdiği yarayı daha güzel hangi kitapta bulabiliriz bilmiyorum...Ne zaman elime alsam Hamsun''u yaşadığı hayatı ne zaman okusam o büyüleyici kelimeleri beni çeker kendine...Ne denebilir ki biz Türkleride çok seven Behçet Necatigil gibi büyük bir şair tarafından dilimize çevrilen bu yazar hakkında...Tek dileğim onu benden başkada birilerinin anlamış olması ve bir kaç satırla anladıklarımızı , hissettirdiklerini paylaşmamız...